Milli Eğitim Akademisi’nin Dini Referanslarla Açılması Eğitmenlerin Tepkisini Çekti: Laiklik ve Liyakat Tehlikesi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hayata geçirilen ve geçtiğimiz gün 7 ilde eşzamanlı olarak başlatılan Milli Eğitim Akademisi, eğitim camiasında büyük bir tartışma yarattı. Açılışında yapılan dualar ve programda yer alan dini referanslar, pek çok eğitimci tarafından eleştirildi. Eğitim fakültelerini devre dışı bırakan bu yeni yapı, öğretmen yetiştirme sürecini merkezi ve ideolojik bir hale dönüştürmekle suçlanıyor. Eğitimciler, bu adımın laik ve bilimsel eğitim anlayışına aykırı olduğunu vurguladı.

Eğitimci Feray Aytekin, Türkiye’nin öğretmenlik diplomasına sahip adaylarının yeniden bir eğitim sürecine tabi tutulmasının dünyada başka bir örneği olmadığını belirtti. Aytekin, “Eğitim fakültelerini yok sayan, öğretmenlik diplomasını geçersiz kılan başka bir ülke yok” dedi. Akademinin eğitim fakültelerinin işlevselliğini ortadan kaldırdığına dikkat çeken Aytekin, “Milli Eğitim Akademisi, eğitim fakültelerine kapı kapatmakta ve öğretmenlik mesleğini sona erdirmektedir” ifadelerini kullandı.

Açılışta edilen duaların eğitimin dinselleşme sürecinin bir parçası olduğunu kaydeden Aytekin, bu durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Sürecin, siyasi iktidar tarafından adım adım gerçekleştirildiğini belirten Aytekin, Yeni Türkiye Yüzyılı Maarif Müfredatı ile Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun eş zamanlı olarak devreye alındığını hatırlattı. Akademinin, öğretmenlik için eğitim fakültesi mezunu olma şartını kaldırdığını ve pedagojik formasyon zorunluluğunu ortadan kaldırdığını aktardı.

Eğitim fakültelerinin görevlerinin öğretmen yetiştirmek olduğunu vurgulayan Aytekin, Milli Eğitim Bakanı’nın “Üniversiteler bilim insanı yetiştirsin, öğretmenleri akademide yetiştireceğiz” sözlerini eleştirdi. Kısa süreli eğitimlerle farklı alanlardan mezun olanların öğretmen olarak atanmasının mesleğin kalitesini düşüreceğini belirtti. Aytekin, “Tıp ya da mühendislikte kabul edilmeyecek bir yöntem eğitimde uygulanmaya çalışılıyor” diye ekledi.

Ayrıca, Akademinin bir eleme mekanizması işlevi gördüğünü ifade eden Aytekin, “Akademide görev alacakların ve adayların değerlendirilmesi Bakanlık onayına bağlı. Bu durum, liyakat yerine siyasi sadakatin önceliklendirildiğini gösteriyor” dedi. Akademinin kapatılması gerektiğini savunan Aytekin, “Bu süreçte kaybeden yalnızca öğretmenler değil, çocukların laik, kamusal ve nitelikli eğitim haklarının da tehlikeye girmesi anlamına geliyor” diyerek konuşmasını tamamladı.